Kandil Koleksiyonu
Kehribar Şamdan — 62 cm
Işığın etrafında buluşan zarafet
Kandil Koleksiyonu’nun Kehribar şamdanı; antik bronz tonlarının derinliğini, beyaz bisküvi topun yalınlığını ve kehribar renkli camın sıcaklığını bir araya getirir. İnce, uzun gövdesi ve işlemeli kaidesiyle bulunduğu mekânda dikkat çeken bir siluet oluşturur.
Camın kıvrımlı formu ışığa hareket katarken, onu çevreleyen metal bezemeler tasarımın klasik karakterini tamamlar. Gövdenin merkezindeki beyaz bisküvi top, koyu metal tonları arasında sakin bir geçiş sunar. Her bölüm, kendi dokusuyla bütüne katılır: camın saydamlığı, metalin belirgin hatları ve seramiğin dingin yüzeyi.
62 cm yüksekliğindeki Kehribar; konsol, büfe ve yemek masası düzenlemelerinde tek başına sergilenebilir, farklı yükseklikteki dekoratif parçalarla birlikte kullanılabilir. Mum ışığında sıcak bir atmosfer oluştururken gün ışığında da formu ve ayrıntılarıyla dekorasyonun bir parçası olur.
Ürün detayları
-
Koleksiyon: Kandil
-
Model: Kehribar
-
Toplam yükseklik: 62 cm
-
Bisküvi top çapı: 10 cm
-
Renkler: Antik bronz tonları, beyaz ve kehribar
-
Tasarım ayrıntıları: Kıvrımlı cam form, dekoratif metal bezemeler, beyaz bisküvi top ve işlemeli kaide
Toprağın Hafızası, Ateşin Işığı
Akşam, evin içindeki renkleri yavaşça değiştirir. Gün boyunca alıştığımız eşyalar, bir mum yakıldığında başka ayrıntılarını gösterir. Camın üzerinde ince bir parıltı belirir; metalin kıvrımlarında gölgeler derinleşir. Şamdan, o küçük alevi yerden yükseltir, bakışlarımızın durabileceği bir yere taşır.
Çini sanatında da bakışın böyle yavaşladığı anlar vardır. Bir yaprağın dönüşünde, bir çizginin incelip yeniden genişlemesinde, rengin sır altında kazandığı derinlikte… Toprak biçim alır, ateşten geçer; insan elinin bıraktığı iz, zamanın içinde yaşamaya devam eder. Mumun ateşi ise daha kısadır. Her yanışında yeniden başlar, her esintide biçim değiştirir.
Kandil’in dünyasında bu iki zaman birbirine yaklaşır: toprağın sakladığı uzun zaman ve alevin bir anlık titreyişi.
Kehribar cam ışığı bal rengine çevirirken beyaz bisküvi yüzey, henüz bir desenle karşılaşmamış toprağın sessizliğini hatırlatır. Çininin renkli dünyasına açılan o ilk beyaz sayfa gibidir; üzerinde bir lale, bir dal ya da ince bir hat belirecekmiş hissi uyandırır. Bronz tonlu bezemeler bu sadeliğin çevresinde dolaşır. Mum yandığında, çizgilerin arasına ışık yerleşir.
Bir sofrada konuşmalar sürerken, bir kitabın sayfası açık kalmışken, pencerenin ardında gece koyulaşırken… Alev usulca hareket eder. Çini bir tabaktaki desen, yakındaki camın parıltısı, şamdanın gölgesi aynı akşamın içinde buluşur.
Kandil, o akşama ayrılmış bir yerdir.
Yorum / Soru ekleyebilmek için üye olmanız gerekmektedir.